Regl olunca boy uzaması durur mu ?

Sevval

New member
Katılım
8 Mar 2024
Mesajlar
729
Puanları
0
Kırmızı Takvim Başladığında Değişen Sadece Bedenimiz miydi?

Merhaba arkadaşlar, bugün burada yıllar önce ailemizde yaşanan küçük ama benim için büyük anlam taşıyan bir hikâyeyi paylaşmak istiyorum. Belki bazılarınız kendi çocukluğundan, kardeşinden ya da çevresindeki gençlerden bir parçayı bu hikâyede bulabilir.

Benim hikâyem, kuzenim Elif’in 12 yaşındayken ilk regl olduğu günle başladı. O gün evimizde garip bir sessizlik vardı. Elif hem heyecanlı hem de biraz korkmuştu. Annesi ona sarılıp bunun büyümenin doğal bir parçası olduğunu anlatmaya çalışıyordu. Babası ise hemen bir araştırma yapmaya başlamış, “Büyümesiyle ilgili ne bilmemiz gerekiyor?” diye notlar alıyordu.

O gün fark ettim ki aynı olaya farklı pencerelerden bakıyorduk. Elif’in annesi onun duygularını anlamaya, kaygılarını azaltmaya ve kendisini güvende hissettirmeye odaklanmıştı. Babası ise çözüm arıyor, doktor görüşlerini, gelişim tablolarını ve bilimsel bilgileri inceliyordu. İkisinin yaklaşımı farklıydı ama amaçları aynıydı: Elif’in sağlıklı büyümesini desteklemek.

Peki gerçekten regl olmak, boy uzamasının tamamen durduğu anlamına mı gelir? Yoksa bu, toplumda yıllardır dolaşan eksik bilgilerden biri midir?

Büyümenin Sessiz Dönüm Noktası: Regl ve Ergenlik

Elif’in babası araştırmalarını yaparken ilginç bir gerçeğe ulaştı. Regl görmek, kız çocuklarında ergenlik sürecinin önemli bir aşamasıdır ancak büyümenin kesin olarak bittiği anlamına gelmez.

Ergenlik döneminde vücutta birçok değişiklik yaşanır. Hormonların etkisiyle boy hızlı şekilde uzar, kemikler gelişir ve vücut yetişkin yapısına doğru ilerler. Kız çocuklarında ilk regl genellikle büyüme atağının sonlarına doğru görülür. Ancak regl başladıktan sonra da belirli miktarda boy uzaması devam edebilir.

Bu miktar kişiden kişiye değişir. Bazı kişiler birkaç santimetre daha uzarken bazı kişilerde uzama daha sınırlı olabilir. Bunun üzerinde genetik yapı, beslenme, uyku düzeni, fiziksel aktivite ve genel sağlık durumu etkili olur.

Elif’in annesi bu bilgiyi öğrendiğinde şöyle demişti:

“Demek ki regl olmak bir kapının kapanması değil, başka bir dönemin başlamasıymış.”

Bu cümle bana çok anlamlı gelmişti. Çünkü toplumda bazen büyümeyi tek bir olayla açıklama eğilimi vardır. Oysa insan bedeni bir takvim gibi işlemiyor. Her bireyin gelişim hikâyesi farklı ilerliyor.

Sizce de insan gelişimini tek bir yaşa veya tek bir belirtiye bağlamak ne kadar doğru?

Geçmişten Günümüze Kadınların Bedenine Bakış

Bu konuyu araştırırken sadece biyolojik bilgilerin değil, tarihsel ve toplumsal bakış açılarının da önemli olduğunu fark ettim.

Geçmiş dönemlerde birçok toplumda regl, hakkında açıkça konuşulmayan bir konu olmuştu. Genç kızlar bazen bu sürece hazırlıksız yakalanıyor, bedenlerinde gerçekleşen değişimleri anlamlandırmakta zorlanıyordu. Bilginin sınırlı olması, çeşitli yanlış inanışların yayılmasına neden oluyordu.

Elif’in anneannesi de kendi gençlik yıllarından bahsederken ilginç bir anısını anlattı. İlk regl olduğunda kimse ona bunun ne anlama geldiğini doğru düzgün açıklamamıştı. O dönemde birçok kız çocuğu, bunun doğal bir gelişim olduğunu öğrenmek yerine korku ve utanç duygularıyla karşılaşabiliyordu.

Yıllar içinde eğitim, sağlık araştırmaları ve iletişim imkânlarının artmasıyla bu konular daha açık konuşulmaya başlandı. Bugün artık biliyoruz ki regl, kadın bedeninin sağlıklı gelişiminin doğal bir parçasıdır.

Bu değişimde kadınların deneyimlerini paylaşmasının büyük rolü oldu. Çünkü yalnızca biyolojik bilgiler değil, yaşanmışlıklar da toplumların bakış açısını değiştirir.

Ancak burada önemli bir denge vardır. Kadınların deneyimleri ve duygusal ihtiyaçları anlaşılırken, erkeklerin de bu süreçte bilgi edinmesi ve destekleyici olması gerekir. Elif’in babası bu noktada güzel bir örnekti. O, kızının yaşadığı değişimi anlamaya çalışırken duyguları ikinci plana atmadan bilimsel bilgi arıyordu.

Farklı Yaklaşımlar, Ortak Amaç

Elif’in hikâyesinde dikkatimi çeken şeylerden biri de aile içindeki farklı düşünme biçimleriydi.

Babası genellikle olaylara planlama ve çözüm üretme açısından yaklaşıyordu. Boy gelişimiyle ilgili tablolar hazırladı, sağlık uzmanlarının önerilerini inceledi ve hangi noktalara dikkat etmeleri gerektiğini araştırdı.

Annesi ise Elif’in o günkü duygularını anlamaya çalıştı. Onun kendisini nasıl hissettiğini sordu, endişelerini dinledi ve yalnız olmadığını hissettirdi.

Bu iki yaklaşım birbirinin karşıtı değildi. Tam tersine birbirini tamamlıyordu.

Toplumda bazen erkeklerin daha mantık odaklı, kadınların ise daha duygusal olduğu gibi basit genellemeler yapılır. Oysa gerçek hayat çok daha karmaşıktır. Her insanın problem çözme biçimi kişisel deneyimlerinden, karakterinden ve eğitiminden etkilenir.

Elif’in babası da sadece “çözüm bulan kişi” değildi; kızının korkabileceğini fark eden şefkatli bir babaydı. Annesi de sadece “duygusal destek veren kişi” değildi; sağlık bilgilerini araştıran bilinçli bir anneydi.

Belki de asıl önemli olan, insanların hangi cinsiyetten olduğundan çok, karşısındaki kişinin ihtiyacını anlayabilmesidir.

Bilim Ne Söylüyor? Boy Uzaması İçin Nelere Dikkat Edilmeli?

Uzmanların genel görüşüne göre ilk regl sonrası büyüme tamamen sona ermez. Ancak büyüme hızı genellikle yavaşlar. Bunun nedeni kemiklerdeki büyüme plaklarının zaman içinde olgunlaşmaya başlamasıdır.

Boy uzamasını destekleyen temel faktörler arasında dengeli beslenme, yeterli protein alımı, düzenli uyku ve hareketli yaşam bulunur.

Özellikle ergenlik döneminde gençlerin sürekli boylarını ölçerek kaygılanması yerine genel sağlıklarına odaklanmaları daha doğru olur. Çünkü büyüme yalnızca santimetrelerden ibaret değildir. Kas gelişimi, kemik sağlığı, özgüven, psikolojik gelişim ve sosyal beceriler de büyümenin parçalarıdır.

Elif yıllar sonra bu konuyu konuştuğumuzda şöyle söyledi:

“O zaman sadece boyum uzamayacak diye korkmuştum. Meğer asıl büyüme, bedenimi ve kendimi tanımaya başladığım süreçmiş.”

Bu söz, konunun yalnızca fiziksel gelişim olmadığını çok güzel anlatıyordu.

Son Söz: Bir Çocuğun Büyüme Hikâyesine Nasıl Eşlik Ediyoruz?

Elif’in ilk regl olduğu gün üzerinden yıllar geçti. O küçük korku, yerini kendini tanıyan ve bedenine saygı duyan genç bir kadına bıraktı.

Bu hikâyeyi paylaşmamın nedeni sadece “Regl olunca boy uzaması durur mu?” sorusuna cevap vermek değil. Aynı zamanda çocukların büyüme sürecinde onlara nasıl eşlik ettiğimizi düşünmemizi sağlamak.

Bazen bir çocuğun ihtiyacı doğru bilgi olur. Bazen bir sarılma, bazen sakin bir açıklama, bazen de sadece “Yanındayım” cümlesi.

Siz bu konuda neler yaşadınız? İlk regl veya ergenlik döneminde size doğru bilgiler verildi mi? Ailenizin yaklaşımı nasıldı? Sizce günümüzde çocuklara bedenlerini tanımaları konusunda yeterince destek oluyor muyuz?

Belki de her neslin yapması gereken şey, kendinden önceki neslin sessiz kaldığı konuları daha açık ve bilinçli şekilde konuşabilmektir.

Çünkü büyümek yalnızca boyun uzaması değildir. Büyümek; kendini anlamak, değişimleri kabul etmek ve hayat yolculuğunda kendine güvenmeyi öğrenmektir.

Kaynak olarak Dünya Sağlık Örgütü’nün ergen sağlığı üzerine yayınları, Amerikan Pediatri Akademisi’nin büyüme ve gelişim bilgileri ile çocuk endokrinolojisi alanındaki genel tıbbi kaynaklardan yararlanılmıştır.
 
Üst